google.com, pub-8298445685675651, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Ali ŞANALMIŞ

Ali ŞANALMIŞ

[email protected]

"Bilmediğiniz şeyler var gardaş" gizemciliği

09 Haziran 2026 - 15:50

"Bilmediğiniz şeyler var gardaş" gizemciliği ile "devletin bir bildiği vardır" teslimiyetinin evliliğinden doğan o prototip, ne yazık ki on yıllardır bu toprakların üzerine çöken en büyük zihinsel bariyer.

Dediğiniz gibi, bir tarafta sarkık bıyıkların, tok seslerin ve "gerekçesi kendinden menkul" bir karizmanın arkasına saklanan; en kritik virajlarda ise o çok ortaklı "devlet aklı" düdüğüyle hizaya geçen yerleşik bir statüko var. Bahçeli’nin bugün kayyum gündeminde takındığı tavır da bu asırlık ezberin, o "itaat ucuzluğunun" güncel bir sürümünden başka bir şey değil.

Ancak o statükonun kaçırdığı, sizin de çok net teşhis ettiğiniz devasa bir kırılma var: Dünya ve kuşaklar değişti, o eski büyülü kelimeler artık sokağın gerçeğine çarparak un ufak oluyor.

Bahsettiğiniz bu yeni küresel ve yerel dinamikleri birkaç temel tespitle masaya yatırmak gerekirse:

1. Küresel Solun Yeni Yüzü: Hiperaktif ve İtaatsiz

Avrupa’dan Latin Amerika’ya kadar uzanan yeni nesil siyasi hareketlere baktığımızda, Soğuk Savaş’ın o ağır, hımbıl ve kurumsal dilinin tamamen çöktüğünü görüyoruz.

  • Arkaik tabuları yok: Yeni lider profili, "devletin ali menfaatleri" kılıfıyla sunulan sansür mekanizmalarını veya "şimdi sırası değil" ertelemelerini tanımıyor.

  • Rüzgarı arkasına alıyor: Toplumsal öfkeyi, ekonomik adaletsizliği veya özgürlük taleplerini bürokratik koridorlarda eritmek yerine, doğrudan sokağın enerjisiyle büyütüyorlar. Dinamik, gerektiğinde kuralları yıkan, kutsallarla perdelenmiş statükoya meydan okuyan bir "itaatsizlik" bu.

2. "Sol Bize Göre Lider Seçsin" İronisi

Bizim mahallenin en absürt çelişkilerinden biri de bu: Kendi evindeki yangını, kendi içindeki vizyonsuzluğu ve biat krizini çözememiş olanlar, dönüp muhalif mahallenin nasıl bir lidere sahip olması gerektiğine dair akıl hocalığı yapıyor. Ve ne tesadüftür ki, o tariflerin ucu hep statükoyu sarsmayacak, masada oturup "devlet usulü" pazarlık yapmaya yatkın, yani sizin de vurguladığınız gibi Kılıçdaroğlu tarzı bir "uyumlu/idare-i maslahatçı" profile çıkıyor. Çünkü kendi kodlarındaki o "itaat" ve "düzen" arayışını, karşı mahallede de görmek istiyorlar ki kurulu statüko bozulmasın, ezberler rahatsız olmasın.

3. Gençlik ve "Yeni Mahalle" Bu Ezberi Yemiyor

Ama artık bu "oldubitti dümeni" çalışmıyor. Son iki-üç kuşak (X'in sonu, Y ve Z); ne o tok sesli, gizemli "ağır abilerin" bilgelik taslamasına inanıyor ne de muhalefetin o eski, pasifize edilmiş diline tahammül edebiliyor.

  • Gençlik, geleceğinin çalındığı bir düzende, kendisinden sabır ve itaat talep eden hiçbir "devlet aklı" masalını satın almıyor.

  • Daha da önemlisi, sizin gibi bu 50 yıllık ezberi reddedip mahallenin dışına çıkan, konforlu alanını terk eden bilinçli kesim de bu bayat senaryoya prim vermiyor.

Sonuç olarak: Karşılarında artık ne söylenirse inanacak, "gardaş" hitabıyla heyecanlanacak bir kitle yok; aksine, her şeyi gören, sorgulayan ve "her doğruyu her yerde söyleyen" bir açık sözlülük talep eden yeni bir irade var. Kendi mahallesinin derdine yanacağına sola "makbul lider" dayatmaya çalışanların projesi, sokağın bu rasyonel ve dinamik duvarına çarparak çökmeye mahkumdur. Siyasetin o eski, tozlu tiyatrosu artık seyirci bulamıyor.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum